|
Kimi iki, kimi üç kez evlenmiş. Kadına, erkeğe, ilişkilere, aldatmaya farklı bakıyor, iyi bir evlilik için farklı formüller sunuyorlar. Ancak üçünün de ortak noktası Türkiye’nin önemli evlilik terapistleri olmaları. Başkalarının hayatlarını ‘tamir eden’ psikolog Mustafa Topkara, psikiyatrist Hamdi Kalyoncu ve psikiyatrist Mehmet Sungur kendi ilişki hikayelerini anlattı
Evlilik terapisti psikolog Mustafa Topkara, Kadın Beyni Ne İster? adlı bir kitap yazdı. Bazı kadın okurlar kitapta yer alan bazı ifadelere tepki gösterdi: “Kadının duygusal olması nedeniyle, kendisinin neye ihtiyacı olduğuna kendisinin karar vermesi çok zordur” ve “Duygusal olmak kadının en büyük özelliğidir. Onu da ondan çıkardığınızda kadın erkekleşir ve şefkatini yitirir.” Psikolog Topkara özeleştiri yaptı ve ikinci baskıda bu sözleri çıkardı. Geçenlerde katıldığı bir
televizyon programında kitapta kullandığı “erkekleşme” kelimesinin bile ‘bir yargı’ olduğunu kabul etti. Bir evlilik uzmanının “ilişkiler üzerine” yazdığı kitapla ilgili günah çıkarması çok sık rastladığımız bir durum değildi. Topkara yanılgısının kaynağını boşandığı eşine duyduğu öfke olduğu söyledi. Üç evlilik yaşayan Topkara “Kitapta ilişkilerimin, ilgilendiğim vakalardaki hikayelerin de etkisi olduğunu kabul ediyorum” diyor. Biz de buradan yola çıkarak evlilik uzmanlarına kendi evliliklerini sorduk. Sadece onları değil Türkiye’deki evliliklerin durumunu, kadın erkek ilişkilerini, aldatma meselesini de masaya yatırdık...
Bu ikinci evliliğim ve evde sesimiz hiç yükselmez
Bugün dünyada iki evlilikten birinin boşanmayla sonuçlandığı söylüyor psikiyatrist Mehmet Z. Sungur. Türkiye’de de özellikle üç büyük şehirde boşanma oranının son yıllarda çok yükseldiğini kaydediyor. “Evliyseniz ve mutsuzsanız bir kadın olarak depresyona girme oranınız, normal bir kadından 25 kat daha fazla oluyor. Erkekseniz ve boşanırsanız ölüm oranları üç kat daha artıyor. İnsanlar ikisinden birinin boşanmayla sonuçlandığı bir kuruma yatırım yapıyor sonucu çıkıyor. Ama çıkması gereken sonuç ‘evlenmeyin’ değil. Evlendiğinizde çok özen gösterin.”
Sungur ikinci evliliğini yaptığını söylüyor ve evlerinde ses tonlarının hiç yükselmediğini anlatıyor: “Bizim evimizde sevgi vardır. Bir sürü şey öğrendikten sonra ikinci evliliğimi yaptım. Herkesin başına gelenler benim başıma da gelebilir.”
Türk kadını mutsuz olmaya programlanmış
Psikiyatrist Hamdi Kalyoncu erkeğin kadını hayatına renk katması, ihtiyaçlarını karşılaması için ‘aldığını’ söylüyor. Kalyoncu, “Kadın erkeğin hayatına girerken hayattan tüm beklentilerini gerçekleştirecek diye düşünür” diyor. Kalyoncu, kadını neden böyle tasvir ediyor? “Siz, kız çocuklarınızı doğumundan itibaren hayata hazırlamazsınız. Toplumsal, kültürel, anlayış olarak bir erkeğe, yani evliliğe hazırlarsınız. Kişiliğini, yeteneğini değil güzelliğini ön plana çıkarırsınız. Sonra o dişiliğe birisi vurulur. Kadınlar yeteneklerini geliştirmezse kendini sadece evliliğe hazırlarsa nasıl mutlu olacak? Türk kadını mutlu olmaya müsait değil. Çünkü Türk kadını mutsuzluğa programlanmıştır. Türk kadınlarının erkeği sahiplenme duygusuyla, kıskançlık duygusuyla, aldatılma duygusuyla asla mutlu olmaları mümkün değildir.”
Topkara’ya kendi evliliğinin nasıl gittiğini soruyoruz, yanıtı şöyle oluyor: “Meslekler insanlara birer roldür. Biz tiyatrodaki gibi rolümüzü oynarız ama gerçek hayatta başka insanlar oluruz. Üstün yetenekli erkekler, tek eşliliği başaramazlar. Onlar düşünsel olarak her zaman, duygusal olarak çoğu zaman, fiili olarak da zaman zaman çokeşlidirler. Evlilik uzmanları kadınları tanır. Bizim kadınımız da bir Türk kadınıdır. Doğal olarak onlara nasıl davranmamız gerektiğini biliriz. Benim evliliğim problemsiz şekilde gidiyor.”
Üç evlilik yaptım ama hiçbirinden pişman değilim
Psikolog Mustafa Topkara, kendisini ‘evlilik’ değil ‘ilişki terapisti’ olarak görüyor. Evlilik terapistlerinin sanki evlilikleri korumaya çalışan bir uzmanmış gibi algılandığını söyleyen Topkara, ilişki terapistinin kendisine gelen sorunlu çiftleri yönlendirmek yerine, ilişkilerindeki aksaklıkları göstermeye çalışması gerektiğini anlatıyor.
Yaptığı üç evlilikten de pişman olmadığını dile getiren Topkara, ilişkinin iki kişiden oluştuğunu hatırlatıyor: “Biz yanlışlarımızı görüp dilimizi değiştirirken çoğu zaman karşımızdaki kişi aynı iletişim biçimini devam ettirir. Bu yarayı derinleşleştirir. Çift terapistlerinin kendilerine bir hayrının olup olmadığı konusunda bir ölçü getirilecekse, sorgulama yapılacaksa bu sorgulama yaşadıkları ilişkilerin uzunluğu, kısalığı, ilişkide kavgaların sıklığı ya da boşanmaların üzerinden değil, çift terapistinin kendi hayatını verimli kullanıp kullanmadığı üzerinden yapılmalı. Yaşadığım üç evlilik benim için bir sorun, kusur değil, kendimi tanıdığım kıymetli bir geçmiştir.”
UZMANLAR TARTIŞTI
Aldatmak erkeğin hakkı mı?
MUSTAFA TOPKARA: İlişki iki ayrı bireyden oluşur. Hamdi Kalyoncu burada bir bireyden bahsediyor. Sözleri iki eşit arasında bir ilişkiye dair değil. Sağlıklı bir ilişki de değil. Aldatmak davranış sorunudur, zayıflıktır.
HAMDİ KALYONCU: “Evlenme dairelerinin üzerine kırmızı yazıyla akan bir tabelaya şu yazılmalı : ‘Eşini rahat bırakmayan kadın asla rahat edemez.’ Erkekte kadına sahip olma duygusu vardır. Bu, kadınların lehinedir. Kadındaki ise erkeğe aidiyet duygusudur. Sahip olmaya kalkarsa erkek bundan sıkılır. Sahip olmaya kalkarsa erkek sıkılır bundan. Kadın, erkeği denetlemek, yargılamak ve sorgulamak gibi kendi bedensel, psikolojik gücünü aşacak bir davranışa asla girmemeli. Yasaların ve Tanrı’nın sormadığı bir şeyi erkeğinizden sorarsanız sıkıntıya girersiniz.”
MEHMET SUNGUR: “Kesinlikle Hamdi Kalyoncu ile aynı görüşte değilim. Biz kimseye fetva veremeyiz. Sınırları çift karar verir. Evlilik biz olabilmek demektir. Sadakatsizlik demek ‘Bizi’ yok edebilecek şeyi göze almak demektir. Evlilikten vazgeçiyorsanız aldatırsınız. Erkek ve kadının aldatması neden farklıdır? Erkek evliliğin yıkılmasını göze alarak yapmıyor bunu. Erkek kafasında evlilik ile evlilik dışı ilişkiyi net olarak ayırıyor. Kadının da bunu aynı şekilde algılamasını bekliyorlar. Kadının sadakatsizlik yapabilmesi için iyi bir nedene ihtiyacı vardır. Evliliği kötü gidiyordur ya da eşinde olmayan bir özelliği başkasında bulmuştur. |